Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26560 E. 2024/2272 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26560
Karar No
2024/2272
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/246 E., 2018/448 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, düzeltilerek onama Sanık ... hakkında bozma öncesi verilen hükmün temyiz incelemesinden geçmeden kesinleştiği, hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'a yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sirayet ettirilemeyeceği, ancak bu durumun uyarlama yargılamasına konu edilebileceği, bu nedenle yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sanık ...'a sirayet ettirilerek Mahkemece sanık hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2012/351 Esas, 2013/122 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1'er yıl 6'şar ay hapis ve 600,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2012/351 Esas, 2013/122 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.04.2017 tarihli ve 2015/8768 Esas, 2017/9863 Karar sayılı ilamı ile uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/246 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1'er yıl 6'şar ay hapis ve 600,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, bozma kararı verilmesine ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz istemi; bir sebebe dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sosyal Sigortalar Basın ve Halkla İlişkiler Gazetesinde çalışan ve abone işlemleri için iş yerlerini gezen sanıkların, suç tarihinde katılanın iş yerine giderek kendilerinin Sosyal Sigortalar Kurumundan geldiklerini ve denetleme yapacaklarını söyleyerek katılandan uyarı cezası olarak 100,00 TL para aldıkları ve karşılığında tahsilat makbuzu verdikleri, bu şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişler, Mahkemece, sanık savunmaları, katılan beyanı, suça konu belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, katılana verilen tahsilat makbuzunun 2012 dönemi bilgilendirmesi olarak kesildiği ve sanıkların kendilerini SGK görevlisi olarak tanıtırken gösterdikleri kimliğin ise gazete kimliği olduğu, belgelerin SGK'nın maddi varlıklarından olmadığı bu nedenle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Sanık hakkında bozma öncesi verilen hükmün temyiz edilmeyip kesinleştiği, hakkındaki hüküm kesinleşen sanığa yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sirayet ettirilemeyeceği gözetilmeden, bozma kararının sanığa sirayet ettirilerek Mahkemece yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. B.Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden 1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/246 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASI, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26560, K. 2024/2272, T. 27.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-26560-e-2024-2272-k-35bdab5ad7b6