Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26473 E. 2024/12626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26473
- Karar No
- 2024/12626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Katılanlar ... ve ...'a Karşı Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay bozma ilâmına konu hükümle sanığın katılanlar Celalettin ve Selami'ye karşı gerçekleştirdiği eylemler yönünden 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca kurulan hükümlerde hatalı şekilde sadece hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle neticeten 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bahse konu ilâmda tekerrüre esas alınan Kaynarca(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 2007/95 Esas ve 2008/78 Karar sayılı ilâmına konu cezanın 8 ay hapis cezasından ibaret olduğu ve bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/33341 Esas, 2017/28511 Karar sayılı ilâmı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliğinden bozulmasına karar verildiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde sanık hakkında aynı suç vasıflarından kurulan hükümlerde adli para cezalarına da hükmedilerek neticeten 2 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek ve tekerrür hükümleri uygulanırken Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2004/247 Esas ve 2007/118 Karar sayılı, 3 yıl hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin ilâm tekerrüre esas alınmak suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlâl edilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla her iki hükmün infazının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yerine getirilmesine" şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Tekerrür hükümleri yönünden sanığın bozma öncesi kazanılmış hakkı bulunduğundan, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2 maddesi gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, bozma ilâmı öncesi kurulan hükümle tekerrüre esas alınan Kaynarca(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 2007/95 Esas ve 2008/78 Karar sayılı ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun dikkate alınmasına," şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Katılan ...'a Karşı Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın kendi beyanından suç tarihinin 13.07.2012 olduğu anlaşılmakla, sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin süresinin, ilk uzlaşma teklifinde bulunulan tarih olan 21.02.2018 ile uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Uzlaştırma Bürosuna teslim ettiği 02.03.2018 tarihi arasında 5271 sayılı CMK'nın 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri gereği durduğu da dikkate alındığında, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.