Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26102 E. 2025/11794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26102
- Karar No
- 2025/11794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/266 E., 2015/319 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Sanığın, müştekinin e-posta hesabına kampanyalı cep telefonu reklamı içerir mail gönderdiği, müştekinin maildeki ilanda yer alan formu doldurarak promosyon konusu cep telefonunu sipariş ettiği ve adına gönderilen sipariş ettiği ürün olduğunu düşündüğü paketi ... kargodan teslim alıp, teslim sırasında 105,00 Türk lirası bedel ödediği ancak, paket içerisinden maket telefon çıktığı, müştekinin gönderiyi gönderen işyeri ile yaptığı görüşmede yeniden ürünün gönderileceği söylenerek oyalandığı, bir süre sonra yeniden iletişim kurduğunda ise sanık, 100,00 Türk lirası daha yatırdığı takdirde ... ile anlaşmaları gereği para iadesi yapabileceklerini söyleyerek, tekrar müştekiyi yanıltıp, 100,00 Türk lirası daha göndermesini sağladığı ve bu şekilde toplam 205,00 Türk lirası haksız menfaat sağladığı iddia olunan olayda; sanığın mahkûmiyetine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Aynı suç işleme kararı ile katılandan birden fazla kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın 03.11.2015 tarihnde talimat yoluyla alınan savunmasında, zararı gidermek istediğini ve süre isteğini belirtmesi karşısında, mahkemece zararın miktarı ve ödeme yeri belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Hüküm fıkrasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 158/1.f-son maddesi yerine, 158/1.f maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.