Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25049 E. 2023/5905 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25049
- Karar No
- 2023/5905
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/122 E., 2018/1102 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2012 tarihli ve 2011/222 Esas, 2012/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2.Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2012 tarihli ve 2011/222 Esas, 2012/200 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.02.2017 tarihli ve 2014/15499 Esas, 2017/5600 Karar sayılı ilamıyla; "... Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu .. " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2017/122 Esas, 2018/1102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 12.09.2011 günü Espiye PTT Müdürlüğünden 300 TL olan yaşlılık maaşını çekip dışarı çıkan katılan ...'ın yanına gelip katılana ben Kemal'in torunuyum, sen hangi köydensin diye sorduğu, katılanın Yeniköylüyüm diye cevap verdiği, sanığın bu kez "hangi şöförle köye döneceksin" diye sorduğu, katılanın cevaben "Necati Aydın ile gideceğim" dediği, bunun üzerine sanığın katılana "ben de onunla gideceğim, Necati beni aradı PTT'ye 300,00 TL yatıracağını kendisinde 100,00 TL olduğunu 200,00 TL'sinide Abdullah'tan al ben ona veririm" dediğini, katılanın sanığa inanarak 200,00 TL verdiği, bu sırada sanığın telefonunu çalmış gibi gösterip telefonla konuşmaya başladığı, telefonu kapattıktan sonra katılana, Necati'nin 400,00 TL yatırması gerektiğini 100,00 TL daha vermesini söylediği, katılanın bu parayı da sanığa verdiği, daha sonra sanığın PTT Müdürlüğü'ne doğru yürümeye başladığı, katılanın da ardından geldiğini görünce katılana "sen dolmuşa dön, ben parayı yatırıp geleceğim" dediği, katılanın dolmuşun yanına geldiği ve dolmuş sürücüsü olan Necati'den sanığa vermiş olduğu 300,00 TL'yi istediğinde Necati'nin katılana kendisinin böyle bir şey kimseye söylemediğini beyan ettiği, bunun üzerine katılanın şikayetçi olduğu, sanığın hileli hareketlerle katılanı kandırıp haksız menfaat temin ettiği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, atılı suçu ikrar etmiştir. 3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 4. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2010 tarihli ve 2010/46 Esas, 2010/217 Karar sayılı 10 ay hapis cezasına mahkumiyete ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla mahkumiyete ilişkin hükümlerin tekerrüre esas alınması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2017/122 Esas, 2018/1102 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 9 uncu bendinin tamamen çıkartılarak yerine "Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2010 tarihli ve 2010/46 Esas, 2010/217 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tekerrüre esas alınan bu ilama konu edilen basit dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi olması nedeni ile, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasına mahallinde gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.