Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24882 E. 2023/7033 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24882
Karar No
2023/7033
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/132 E., 2019/409 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2012/1360 Esas, 2013/987 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2012/1360 Esas, 2013/987 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/9217 Esas, 2017/13473 Karar sayılı kararı ile "hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/132 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ün temyiz isteği; tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü bir şahsın katılanı cep telefonundan arayarak katılana emniyetten aradığını, cep telefonunun kopyalanarak terör örgütünce kullanıldığını, bu kişilerin yakalanması için para havale etmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın 70.000 TL'yi sanık ... adına bulunan hesaba havale ettiği, 60.000 TL'yi de sanık ... adına bulunan hesaba havale ettiği, sanıkların hesaplarına gönderilen bu paraları çektikleri ve bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla iş bu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında üzerine atılı suçu ikrar etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir. 4. Katılan aşamalarda; "olay günü telefondan beni aradılar, Mamak Polis Merkezinden aradıklarını cep telefonumun doğu ve güneydoğuda kopyalanıp teröristler tarafından kullanıldığını, Savcı beyin talimatıyla verilen hesap numaralarına para gönderilmesini, bu paraların daha sonra mahkeme kararıyla iade edileceğini söylediler, ayrıca makbuzlarını kaybetme sakla dediler, telefonda konuşurken de telsiz anonsları geliyordu. Mamak Emniyet Müdürlüğü dedikleri için telefon numarasını istedim, bana bir numara verdiler, o numarayı aradım başkomiser Kemal diye birisi çıktı, bende bu durumda inandım, inandırıcı bulduğum için verilen hesap numaralarına para gönderdim, daha sonra aynı telefonu aradığımda bir ev çıktı, kendilerine ulaşamadım, dolandırıldığımı anladım, sanıklardan şikayetçiyim, zararım giderilmedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 26.11.2018 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür. 6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işlediklerinin kabulü ile sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/132 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/132 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki "verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine " ibaresinden sonra gelmek üzere " ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24882, K. 2023/7033, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-24882-e-2023-7033-k-e6955791afd5