Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24628 E. 2023/7212 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24628
Karar No
2023/7212
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2019/455 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/848 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.10.2017 tarihli ve 2017/19577 Esas, 2017/19646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.10.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak mahrumiyetine ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz isteği; sanığa verilmiş olan ceza miktarının az ve ertelenmiş olmasına, uzun sürmüş olan yargılama sürecine karşın mağduriyetinin maddi ve manevi yönden giderilememiş olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini kolluk amiri olarak tanıtan sanığın katılanı terör örgütü adına para yatırmak suretiyle suça karıştığı şeklinde hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın, hesabına toplamda 3.665,00 TL yatırmasını sağladığı iddia olunmuştur. 2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği fakat uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 4. Mahkeme tarafından, katılan beyanları, sanık savunmaları, banka hesap ekstreleri, yakalama ve gözaltına alma tutanakları, CD görüntüleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiş, eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; 2. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki "hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; mahkemece denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde "ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” dair karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararında katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında denetimli serbestlik hükümlerinin uygulandığı on ikinci paragrafın tamamen çıkartılarak yerine '' 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtar edilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24628, K. 2023/7212, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-24628-e-2023-7212-k-6f0250c7aafb