Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24602 E. 2023/6191 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24602
- Karar No
- 2023/6191
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1109 E., 2020/97 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2013 tarihli ve 2011/883 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2013 tarihli ve 2011/883 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.01.2017 tarihli ve 2017/248 Esas, 2017/411 Karar sayılı kararı ile katılanın telefonunu arayan şahsın kendisini başkomiser olarak tanıtıp, katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı iddia edildiğinden eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2017 tarihli ve 2017/149 Esas, 2017/86 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/1109 Esas, 2020/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; eyleminin oğlunun isteği üzerine bankaya gitmekten ibaret olduğuna, suç işlemediğine ilişkindir. 2. Katılan vekili, hükmü temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliği sonrasında başkaca dilekçe sunmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde katılanı 0539 (...) (..) (..) numaralı telefondan arayan ve kendisini başkomiser olarak tanıtan kişinin banka hesapları kullanılarak bir dolandırıcılık olayı meydana geldiğini, suçluları yakalayabilmek için bildirecekleri hesaba para yatırması gerektiğini, suçluları yakaladıklarında parayı iade edeceklerini söylemesi üzerine, katılanın 28.965,00 TL parayı sanığın hesabına yatırdığından bahisle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık sorgusunda; oğlu ...'in arkadaşına para geleceğini, yaşının küçük olması nedeniyle parayı çekemeyeceğini söyleyerek kendisini ikna etmesi üzerine oğlu ve arkadaşıyla bankaya giderek hesabına yatan parayı çekip verdiğini, okuma yazmasının olmadığını, iyi niyetli hareket ettiğini beyan etmiştir. 3. ... tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımında; annesi olan sanığın olayla ilgisinin bulunmadığını, paranın nereden geldiğini bilmediğini, isteği üzerine hesabına gelen parayı çekerek verdiğini beyan etmiştir. 4. Yaş küçüklüğü nedeniyle aynı olaydan dolayı hakkındaki dava ayrı görülen ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleştiği görülmüştür. 5. Sanığa ait hesabın 11.11.2010 tarihinde açılan Belediye tarafından yatırılan yardımların bulunduğu hesap olduğu belirlenmiştir. 6. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu 24.08.2017 tarihinden uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği 11.09.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. B. SanığınTemyizi Yönünden Sanığın başlangıçtan itibaren tutarlı bir biçimde hesabına gelen paranın kaynağını bilmediğini beyan etmesi, aynı eylem nedeniyle hakkındaki mahkumiyet hükmü onanmak suretiyle kesinleşen oğlu ...'in anlatımları, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın yüklenen suça iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/1109 Esas, 2020/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.