Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22189 E. 2024/2919 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22189
Karar No
2024/2919
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/60 E., 2018/496 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin 15 gün olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 3 ay hapis, 1000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılasına karar verilmiştir. 2. Sanıkların temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 28.12.2016 tarihli kararı ile eylemin nitelikli dolandırıcılık kapsamında kalıp kalmadığının Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2018/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 35, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz isteği gerekçesizdir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle katılan ...'nin hesabından kendi hesabına 20.000,00 TL havale etmesini sağladığı, katılanın dolandırıldığını anlaması üzerine şikayetçi olduğu, kolluk tarafından sanığın parayı çektikten sonra yakalandığı belirtilerek dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, kendisini Orhan olarak bildiği bir arkadaşının bu parayı çekmek için gönderdiğini, karşılığında para vermeyi teklif ettiğini söylediği ancak bu kişiye ilişkin açık adres ve kimlik bilgilerini veremediği, uzlaşmanın sağlanamadığı ve mahkemesince her ne kadar sanığın eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunu oluştursa da suç tarihinde bu hükmün yürürlükte olmadığından temyize konu basit dolandırıcılık suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı “Dolandırıcılık” suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ...'ın, katılan tarafından kendisine havale edilen paraları bankadan çektikten sonra yakalandığı ve paralara el konulduğu, bu şekilde suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin teşebbüs halinde kabul edilerek eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2018/496 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22189, K. 2024/2919, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22189-e-2024-2919-k-9856cd455f30