Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22180 E. 2024/2109 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22180
- Karar No
- 2024/2109
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/25 E., 2019/52 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2012/398 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 nci maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 6000,00 TL ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/26514 Esas, 2017/28242 Karar sayılı kararı ile "...Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu..." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/25 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 nci maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 6000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, beraat etmesi gerektiğine, sadece tarafları tanıştırdığına, sanık ... müdafinin temyiz istemi, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uygun davranılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'a ait olan aracın satılmak istenmesi, sanık ...'in tanıdığı katılan ile telefonda bu hususta görüşüp 10.000,00 TL bedelle alımına dair anlaşılması, sanıkların birlikte katılana ait işyerine gitmeleri, orada tanıkların da hazır bulunduğu ortamda katılanın 7.000 TL parayı sanık ...'a vermesi, devrin sonraki gün yapılacağına ve kalan miktarın devirde verileceği konusunda anlaşmaları, aynı gün oradan ayrılan sanıklardan...'in katılanı arayarak kendisine ait aracın arazı yaptığını beyan ederek geçici araç istemesi, sanık ...'ın katılandan kendisine ait satışa konu aracı alması ve bir daha kendilerine ulaşılamaması iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ...'in tarafları tanıştırdığını, telefonda 10.000 TL bedelle anlaştıklarını, birlikte katılana ait işyerine gittiklerini, katılanın 7000 TL teklif ettiğini, sanık ...'ın kabul etmediğini, daha sonra kendisinin oradan ayrıldığını, para alışverişini bilmediğini beyan ederek, sanık ...'ın ise aracın 10.000TL alımına dair anlaşma olmasına rağmen 7000 TL teklifi edildiğini, kabul etmediğini, ancak "buraya giren araç çıkmaz" denildiği ve yalnız olduğundan bir şey söyleyemediğini,...'in geçici araç alınması gerektiğini söylemesi üzerine kendisine teklif edilen başka aracı kabul etmediğini, aracını kurtarabileceğini düşünerek kendi aracını aldığını, kimseden para almadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, katılan ve tanıkların iddianamedeki oluşu doğruladıkları, alım satıma dair herhangi bir belgenin olmadığı anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçların oluştuğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; uzlaşma işlemlerinin yapılmasına yönelik bozma kararı sonrasında, sanıkların makul bir miktar üzerinde uzlaşabileceklerini beyan etmelerine rağmen, dosya kapsamında yer alan tebligat parçalarına göre, katılanın bilinen son adresi yerine başka bir adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine görüşmelere gelmediğinden bahisle uzlaşma sağlanamadığını belirten, usulüne aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Sanıklar hakkında bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği ve sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde sanıklar hakkında ayrı ayrı 6000,00 TL ve 40,00 TL adli para cezası verilmesine rağmen mevcut hükümde ayrı ayrı 6000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası verilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanıkların kazanılmış hakkının ihlal edilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/25 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafi ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.