Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21830 E. 2023/7048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21830
- Karar No
- 2023/7048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/282 E., 2015/518 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinini ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesi ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddeesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası le cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesi ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, somut delil bulunmadığı, sanığın atılı suçları işlemediği, sanığın işe iade davası açtığı, iş akdinin haksız olarak feshedildiği, dava tarihinin 24.07.2013, şikayet tarihinim 30.20.2013 olduğu, faturaların sanık tarafından düzenlenmediği, satış elemanı olan sanığa faturaların muhasebe elemanı tarafından düzenlenip verildiği, sanığın da teslim aldığı faturalara imza attığı, tanık muhasebe yetkilisi ...'in faturaları kendi düzenlediğini ve bu faturaların iptal edilmesi gereken faturalar olduğunu söylediği, şirket aracında bulunan bu faturaların kullanılmadığı, firmanın depo kayıt defteri tutmadığı, somut delil olmadığı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın katılan şirketin ... bölge müdürlüğünde satış ve dağıtım elemanı olarak çalıştığı, katılan şirket adına depodan çıkardığı bazı malları müşterilerine teslim etmediği gibi iadesini de sağlamadığı, ayrıca dosyada mağdur ..., ... ve ... isimli şahıslara irsaliyeliyeli faturayla mal satışı göründüğü halde belirtilen malların teslim edilmediği, ayrıca mağdurlar adına imzalar atıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Soruşturma aşamasında şirkete ait defter ve belgeler bilirkişi tarafından incelendiğinde düzenlenen rapora göre, toplam 3.894,00 TL tutarındaki tahsilatların şirket kasasına devredilmeyerek sanık ...'ın uhdesinde kaldığının anlaşıldığı, ayrıca şikâyetçi şirketin müşterileri adına fatura düzenlenerek deposundan mal çıkışını yaptığı halde bu malların söz konusu müşterilere teslim edilmediği, bu şekilde de 806,49 TL tutarındaki malın sanık ...'ın uhdesinde kaldığının tespit edildiği, faturalar üzerindeki yapılan imza incelemesinde ismi geçen mağdurlara ait olmadığı anlaşılmıştır. 3.Mahkemesince, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından sanığın sübut bulan suçlardan mahkûmiyetine hükmedilmiştir. III. GEREKÇE 1.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sahte fatura düzenleme suçunun mağdurunun kamu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ise katılan ... San. Tic.Ltd.Şti. olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığın şikâyetçiler ..., ... ve Şöhret...adına imza atılarak irsaliyeli fatura düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, sahtecilik suçuna konu belgelerin fatura niteliğinde olması karşısında eylemin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrasında düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu, bu kapsamda mahkeme tarafından öncelikle 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi, IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.