Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21735 E. 2023/7907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21735
Karar No
2023/7907
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/238 E., 2015/370 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 43 üncü, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 187.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçla alakasının bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında, farklı şirketlerin keşideci olarak göründüğü 28.08.2013 tarihli ve 28.500,00 TL, 18.08.2013 tarihli ve 43.000,00 TL tutarındaki davaya konu sahte çekleri farklı tarihlerde katılana karşı kullanarak karşılığında katılandan madeni yağ almak suretiyle resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece, kendisini farklı kişi olarak tanıtan sanığın, 28.500,00 TL tutarındaki davaya konu çeki ...Y. aracılığıyla gönderip katılandan madeni yağ aldığı, birkaç gün sonra katılan ile görüşüp tekrar madeni yağ almak istediğini ve karşılığında yine çek vereceğini beyan ederek... Y. aracılığıyla gönderdiği 43.000,00 TL tutarındaki davaya konu diğer çek hakkında katılan tarafından yapılan araştırma sonucu sahte olduğunun anlaşılması üzerine katılanın bu kez siparişe konu madeni yağı teslim etmediği, aslı ele geçmeyen 28.500,00 TL tutarındaki davaya konu çeki kullanan sanığın katılanı yanıltıp haksız menfaat elde ettiği, bu şekilde işlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun tamamlandığı, ön yüzündeki banka ve çek bilgilerine ilişkin matbu ibarelerin bir kısmında tahrifat yapılarak sahteleştirildiği tespit edilen ve üzerinde gözlem yapılarak kambiyo vasfında ve aldatıcılık niteliği bulunduğu belirlenen 43.000,00 TL tutarındaki davaya konu diğer çeki kullanan sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği ancak bu eyleme ilişkin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, ilk kez işlenen ve tamamlanan dolandırıcılık suçu ile ikinci kez işlenen ve teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık suçunun zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek resmi belgede sahtecilik ve zincirleme şekilde işlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21735, K. 2023/7907, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21735-e-2023-7907-k-3b6416352543