Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21389 E. 2025/4881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21389
Karar No
2025/4881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın kovuşturma aşamasında şikayetçi oladuğunu ve katılma talebinde bulunduğunu bildirdiği ve bu hususta mahkemece bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müştekinin kamu davasına katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

1.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Yapılan İncelemede; Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237sayılı TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianame tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Yapılan İncelemede; Sanığın çek keşide etmeye yetkili olmadığı halde ... Gıda. San. Paz. Şti adına 5.500 TL ve 1.770 TL bedelli çekleri marangozluk yapan katılana dolap ve raf bedeli olarak verdiği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda, Sanığın savunmasında, söz konusu çekleri ... Gıda Sanayii Pazarlama şirketi sahibi olan kardeşi ...'ın ... Noterliğinden vermiş olduğu vekaletname dahilinde düzenlediğini belirtmesi, Mahkemece suça konu çekin daha önce yapılan işe karşılık daha sonra verildiği bu nedenle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü verildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği hususu da dikkate alınarak, katılan ...'in ayrıntılı beyanının alınması, bu kapsamda çeklerin ticari alışveriş sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, alışveriş anında çekin verileceği konusunda bir anlaşmalarının bulunup bulunmadığı sorularak ilişkiye dair kayıt ve belgelerin mevcutsa bunların dosya arasına alınması, sanığın savunmasında belirtmiş olduğu vekâletnamenin araştırılması, akabinde toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu beraat hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21389, K. 2025/4881, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21389-e-2025-4881-k-c4a6ed820e46