Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21306 E. 2023/6997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21306
- Karar No
- 2023/6997
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/58 E., 2015/394 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2013/58 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve son bendi, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 110.140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında verilen hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;sanığın değişik zamanlarda birçok kez "karar damga vergisi" ve sözleşme damga vergisini vezneye toplam 50.418,00 TL tutarında yatırması gerekirken 49.452,00 TL eksik yatırdığı, kamu kurumunun zararına sebep olup haksız menfaat sağladığı ve dolandırıcılık suçunu tamamladığı halde nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten hüküm kurularak sanığa eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması istemine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; eylemi gerçekleştirmediğine, vezneye yatırdığı bedellerin mükellef nüshalarındaki gibi olduğuna, sözleşmelerin yapılıp tamamlandığına, satın alma komisyonundan paraların yatırıldığına dair teyit almadan işlem yapmayacağına, 13 yıldır bu işlerle uğraştığını belirterek hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasını talebine ilişkindir. 3. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; sanık dolandırıcılık suçunu tamamladığı halde teşebbüs hükümleri uygulanarak cezasında indirim yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında 13.01.2013 tarihli ve 2013/643 Esas sayılı iddianame ile ... Konfeksiyon Şirketi adına iş takibi yaptığı, katılan kurum saymanlığına 730,00 TL teminat bedeli yatırdığı halde 8.730,00 TL yatırmış gibi sahte belge hazırlayarak saymanlık görevlisinin de imzasını sahte belgeye kopyalayarak, katılan kuruma ibraz edip kendisine 8.000,00 TL teminat iadesi sağlamaya çalıştığı, saymanlık görevlilerince durum fark edildiğinden menfaat temin edemediğinden eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, 27.02.2013 tarihli ve 2013/3847 Esas sayılı iddianame ile; iplik ihalesine giren...dına iş takibi yaptığı, saymanlık veznesine 8.650,00 TL yatırması gerekirken 10,00 TL yatırıp, 30.05.2012 tarihli alındı makbuzunu kopyala yapıştır yapmak suretiyle 8.650,00 TL haline dönüştürüp katılan kuruma ibraz ettiği fazladan 8.640,00 TL teminat iadesi sağlamaya çalıştığı, durumun fark edilmesi üzerine menfaat temin edemediği; 12.03.2013 tarihli ve 2013/4731 Esas sayılı iddianame ile şikayetçiler ... ve ...Kumaşçılık adına iş takibi yaptığı, karar damga vergisi ve sözleşme damga vergisi olarak 18 ayrı işlemde toplamda 50.418 TL yatırması gerekirken, 965,60 TL yatırarak, ihale komisyon başkanlığına 18 adet fotokopi yoluyla oluşturulmuş toplam değeri 50.418,00 TL olan makbuzları verdiği, bu eylemiyle 49.452,40 TL hazine zararı meydana geldiği; Sanığın anlatılan eylemleriyle ilgili resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmış, mahkemelerce birleştirilerek yargılaması yapılmıştır. 2. Sanık savunmasında; isnat edilen suçları işlemediğini, makbuzların sahte olmadığını, bedellerin yatırılıp yatırılmadığı sözleşme yapılmadan önce teyit edilmekte olduğunu, işlemlerin sorunsuzca yapıldığını, makbuzların imzalı kaşeli olduğunu, ancak dip koçanlarda imza olmadığını beyan etmiştir. 3. Alınan kriminal raporlarda; 730,00 TL bedelli dip koçandaki imzaların ıslak imza olduğu ancak 8.730,00 TL bedelli mükellef nüshasındaki imza ve kaşenin ıslak olmadığı, ıslak imza ve yazı olmayan nüshadaki imza ve "veznedar v" yazısının İ. S. eli ürünü olduğu; yine 10,00 TL değerindeki alındı makbuzunu kopyala yapıştır yöntemiyle çoğaltılarak 8.650,00 TL haline dönüştürüldüğü; 18 adet belge ile ilgili ise dip koçanlardaki ve mükellef nüshalarındaki imza ve yazıların saymanlık çalışanları İ. S. ve H. T. eli ürünü olduğu, mükellef nüshalarındaki yazıların yazı karakterlerinin farklı olduğu belgelerin sonradan tahrifen fotokopi yoluyla çoğaltıldıkları belirlenmiştir. 4. 24.06.2015 tarihli mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre ise; sanığın saymanlık müdürlüğüne sözleşme damga ve karar damga vergisi olarak 50.418,00 TL yatırması gerekirken toplam 965,60 TL yatırarak 49.452,40 TL hazine zararı meydana getirdiği; teminat bedelleriyle ilgili ise, 17.380,00 TL kesin teminat tutarı olmasına rağmen 740,00 TL yatırdığı, 16.640,00 TL eksik yatan teminat bedelinin saymanlık görevlilerince fark edilmesi üzerine sanığa iade edilmediği tespit edilmiştir. 5. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında da açıklandığı üzere, onaysız fotokopi şeklinde olan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayacağından resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında; alınan kriminal raporlarda belgelerin fotokopi yoluyla tahrif edilerek oluşturulduklarının belirlenmesi karşısında fotokopi belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, imza, yazı ve kaşenin aidiyeti hususunda fotokopi belge üzerinde kriminal inceleme yapılamayacağı gibi aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkânı da bulunmadığından, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı cihetle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; 1. İddia, savunma, ekspertiz raporları, mahkeme gözlemi, ilgili cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 2.Mahkemece, sanığın zincirleme şekilde gerçekleştirdiği eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; eksik yatırmasına rağmen sahte makbuzlar düzenleyerek iade edilmesini istediği teminat bedelleri, sanığa iade edilmediğinden bu eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı ancak sözleşme ve karar damga vergisi olarak 965,60 TL yatırıp, ihale komisyon başkanlığına sahte oluşturulan 18 adet fotokopi yoluyla oluşturulmuş toplam değeri 50.418 TL olan makbuzları verdiği, bu eylemiyle 49.452,40 TL hazine zararı meydana gelmiş olduğu sabit olup kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme şekilde gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemin bu aşamada tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2013/58 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.