Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21133 E. 2024/15995 K. – Hizmet Nedeniy
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21133
- Karar No
- 2024/15995
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/38 E., 2015/154 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi şirketin yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören olduğu, davaya katılma hakkı bulunduğu, duruşmada şikayetçi olduğunu belirterek davaya katılmayı talep ettiği ancak bu talebi hakkında Mahkeme tarafından bir karar verilmediği anlaşıldığından; 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, katılandan, finansal kiralama sözleşmesi ile 1 adet traktör kiraladığı, borcu ödemediği, sözleşmenin feshedileceğine dair sanığa ihtarat yapıldığı, tebliğ edildiği, yasal sürede ihtarnamedeki borcu ödemediğinden sözleşmenin feshedildiği, Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir infazında icra müdürlüğünce traktörün sanığın ikametgahında bulunamadığı, sanığın sözleşme feshedilmesine rağmen traktörü iddianame tarihine kadar katılana teslim etmediği iddia edilen olayda, dosya kapsamına göre sanığın finansal kiralama sözleşmesini gerçek kişi olarak imzaladığı, bir ticari işletme adına imzalamadığı, dolayısı ile sanığa atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesi kapsamında bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamına göre suç tarihinin 20.12.2008 olduğu, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.