Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21086 E. 2025/6502 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21086
Karar No
2025/6502
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/92 E., 2015/142 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın münferiden yetkilisi olduğu şirkete ait, 30.01.2012 keşide tarihli, 19.500,00 TL bedelli çeki borcuna karşılık Art Yapı sahibi ...’a verdiği, onun da aldığı araba karşılığında ciro ederek katılana borcuna karşılık olarak verdiği, sanığın daha sonra İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 02.01.2012 tarihli 2012/515 sayılı, sahte olarak üretilmiş ödemeden men kararını, çek hesabının bulunduğu HSBC Bank Merter Şubesine ibraz ettiği ve çekin ödenmemesini sağladığı olayda, 1. Sanığın, katılana karşı sergilediği hileli hareketin suça konu çeki verme eyleminden ibaret olduğu, sahte Mahkeme kararını bankaya ibraz eyleminin katılana karşı gerçekleştirilmiş bir eylem olmadığı, bu hâli ile sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-h maddeleri kapsamında bulunan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinin de tatbiki ile hüküm kurulması, 2. Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.06.2013 tarihli ve 2012/76792 Soruşturma numaralı iddianamede gösterilen sevk maddelerinin, resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK'nın 204/1; nitelikli dolandırıcılık suçu için aynı Kanun'un 157/1 maddeleri olduğu; Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/426 Esas, 2013/1056 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d,f,h-son maddesi kapsamında kalma ihtimaline binaen 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca delilleri değerlendirme görev ve yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, İnceleme konusu yargılamada sanığın savunmasının Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesince talimat yoluyla tespit edildiği, talimat mahkemesince tanzim olunan 26.03.2014 tarihli tensip zaptına göre sanığa iddianamenin tebliğ edildiği, sanığın savunmasının tespit edildiği 27.06.2014 tarihli talimat duruşmasında sanığa Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/426 Esas, 2013/1056 Karar sayılı görevsizlik kararı okunmadığı gibi dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası yönünden 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d-f-h-son maddesi; resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı TCK'nın 204/3 maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ile 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da tanınmadığı hâlde sanık hakkında mezkûr hükümler itibarıyla mahkûmiyet hükümleri kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3. Kabul ve uygulama yönünden; a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan adli para cezasına ilişkin olarak; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, b. Her iki suç yönünden; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21086, K. 2025/6502, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21086-e-2025-6502-k-90217ad44b5d