Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20612 E. 2025/8014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20612
Karar No
2025/8014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/53 E., 2015/224 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Yapılan İncelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Sanıklar ..., ... Hakkında,Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Sanıklar ..., ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Yapılan İncelemede; Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçları için 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 207/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Nitelikli Dolandırıcılık (Değişen Suç Vasfına Göre Görevi Kötüye Kullanma) Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Yapılan İncelemede; İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2008 tarihli ve 2008/4285 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamedeki fiilin anlatımı ve vasfı nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun görevi kötüye kullanma suçuna dönüşmeyeceği, biran için bunun mümkün olduğu düşünülse dahi işveren adına hareket eden muhasebecinin eyleminin 3568 sayılı Kanunun 2/A maddesinde belirtilen işlerden olmaması, aynı Kanunun 47. maddesinde sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan sayılmaması, "işe giriş bildirgesinin" resmi belge sayıldığına dair yasal bir düzenlemenin de bulunmaması hususları dikkate alındığında muhasebeci olan sanığa değişen suç vasfı nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan hakkında mahkumiyet hükmü kurulması isabetli bulunmamış, ayrıca iddianamedeki anlatım ve dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında; sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmadığı, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sigorta primlerinin katılan kuruma yatırılmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de, kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle kurum zararından bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, gözetilmeden, beraati yerine, oluşmayan suçtan dolayı mahkûmiyetine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20612, K. 2025/8014, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20612-e-2025-8014-k-dcdd5183685a