Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1855 E. 2023/11129 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1855
Karar No
2023/11129
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/170 E, 2015/1515 K. SUÇ :Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/1515 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, erteleme hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile HAGB uygulanmamasına ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece verilen kararın haksız, yersiz, usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...ın 12.11.2014 tarihli şikayet dilekçesinde, Halk Bankası ... Şubesi'ne ait 3.500,00 TL'lik 18.09.2014 keşide tarihli ... imzalı 1133919 numaralı çekin, Avukat ... tarafından, ... isimli müvekkilinin, yetki belgesi ile takip ettiği alacağına karşılık olarak yapılan ödeme sonrası kalan bakiye alacak ve vekalet ücreti olarak verildiğini ve adına tanzim edildiği için getirdiği beyan ile tarafına teslim edildiğini belirterek suça konu çekteki imzasının keşideci ...'a ait olmadığı iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ... alınan ifadesinde, suça konu çeki kendisine yapılan baskı ve tehdit üzerine kendisinin imzalamayıp yanında çalışan Ayşe ...a imzalattırdığını beyan ettiği, sanık ... ...un alınan ifadesinde; ...'ın kendisine telefon ederek 3.500,00 TL tutarında bir çek hazırlamasını istediğini ve çekin imzasını ... ismine kendisinin attığını beyan etmiştir. 3. Suça konu çekin arkasına "23.09.2014 tarih ve 16:00 saatte ibraz edilen iş bu çekin üzerindeki imza keşideciye ait değildir" şerhinin konulduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; sanıklardan Ayşe ...un diğer sanık ...'ın talimatı üzerine sanığa ait suça konu çekin düzenlediğini belirtmesi üzerine öncelikle sanık ... Kurt tarafından keşide edilen başkaca çeklerin bulunup bulunmadığının ilgiliden sorulması, bu çeklerin ödenip ödenmediğinin ve kim tarafından ödendiğinin tespit edilmesi, bu belgelerle ilgili icra takibi yapılmış ise imzaya itiraz edilip edilmediğinin belirlenmesi, sonucuna göre sanıkların kastının ve hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde hükümler kurulması, 2. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, bu nedenle adli emanet memurluğunda kayıtlı suça konu çekin duruşmaya getirtilip incelenmesi, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı ve Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadıklarının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemesi, 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramanın kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, resmi belgede sahtecilik suçunun ise soyut tehlike suçu olması nedeniyle sanıklar hakkında, zararı karşılamaması gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmasına yer olmadığına kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabule göre; a)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi birinci fıkrası hak yoksunluklarına hükmedilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, b)5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi yedinci fıkrası gereğince hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine yönelik ihtar ile aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağına ilişkin ihtarın bildirilmemesi, c)Adli emanetin 2014/1257 sırasında kayıtlı suça konu çek hakkında herhangi bir karar verilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/1515 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1855, K. 2023/11129, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-1855-e-2023-11129-k-0a800e36e427