Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17503 E. 2025/8171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17503
- Karar No
- 2025/8171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/142 E., 2014/339 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde Sanığın suça konu çeki, ciro silsilesinde bulunan ...'den aldığını ancak kişinin kim olduğu hususunda herhangi bir açıklamada bulunamadığını, farklı tarihte alınan ifadesinde ise, söz konusu çeki ...' dan aldığını beyan ettiği, mahkemece yapılan araştırmada bu kişilerin hayali kişiler olduğu ve şahıslara ulaşılamadığı, sanığın söz konusu çeki meşru olarak elinde bulundurduğunu izah edemediği bu nedenle; 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekiyor ise de; bu şekilde belirlenecek adli para cezası belirlenen miktardan fazla olacağından aleyhe temyiz olmadığı da gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesinde Yapılan yargılamada sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zaman aşımının, 31.10.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede Sanık savunması ile dosya kapsamında; sanık ...'ın sanık ... .... ile birlikte ayakkabı işi yaptıkları, borçlarına karşılık mal aldıkları yerlere sanık ...'in getirdiği senetleri ve çekleri ciro ederek verdiklerini, suça konu çeki de sanık ...'in hangi müşteriden getirdiğini bilmediğini, çeklerin çoğunun karşılığı olduğunu ancak karşılıksız çıkanların ise elden nakit ödediklerini beyan etmesi karşısında sanık ...'un atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine ve diğer sanık ...'in eylemine istinaf ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması karşısında mahkemece beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yasaya aykırı ve sanık Umutdalkıvrayan müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2025 tarihinde karar verildi.