Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15429 E. 2024/1919 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15429
Karar No
2024/1919
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/177 E., 2018/628 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/177 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci, 62 nci, 52 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'nın 17.03.2012 tarihinde... Ticaret adlı firmada satış elemanı olarak çalıştığı sırada, sokak üzerinde yürüyen şikâyetçi ...'nın yanına yaklaşıp hediye kazandığını söyleyip 1 adet erkek 1 adet bayan kol saati, 1 adet tepsi ve 1 adet elektrik süpürgesi verdiği ayrıca ...da yapılacak çekilişe katılmak için belge imzalaması gerektiğini söyleyip şikâyetçiye taksitle elektrik süpürgesi sattığına dair sözleşme imzalattığı, şikâyetçinin eve gidip oğluyla konuşunca süpürgenin 420,00 TL etmediği ve rızası olmadığı halde hile ile aldatılarak borçlandığını fark etmesi üzerine başlatılan soruşturmada sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık ..., katılana elektrik süpürgesi sattığını promosyon olarak kol saati ve tepsi verdiğini kimseyi kandırmadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir. 3. Şikâyetçi ...'nın kovuşturma aşamasında beyanı alınamamıştır. Soruşturma aşamasında verdiği duruşmada okunan beyanında; ... sokak üzerinde yürürken 17.03.2012 tarihinde araçtan inen şahıslar çekilişten kazandığını söyledikleri 1 adet erkek 1 adet bayan kol saati, 1 adet tepsi ve 1 adet elektrik süpürgesi verdiklerini, ürünleri teslim aldığına dair belge imzalattıklarını, imza atmazsa hediyeleri veremeyeceklerini söyledikleri için imza atmak zorunda kaldığını, belirterek şikayetçi olmuştur. 4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. 5. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek; suç tarihinde yolda yürümekte olan 1927 doğumlu şikâyetçinin yanına yaklaşan sanığın durduk yerde şikâyetçi herhangi bir çekilişe katılmadığı halde hediye kazandığını ifade ettiği, şikâyetçiyi borç altına sokacak belge imzalattığı, değeri çok düşük birer kol saati tepsi ve süpürge verdiği, karşılığında 420.00 TL borçlandırdığı, bu suretle nitelikli yalanla şikâyetçiyi dolandırmaya teşebbüs ettiği kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15429, K. 2024/1919, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-15429-e-2024-1919-k-5df5ee185ace