Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20069 E. 2025/4202 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20069
Karar No
2025/4202
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden Şikayetçi ... 05.02.2015 tarihli celsede: "Sanıklardan ...'den şikâyetçiyim onun dışındaki diğer sanıklardan şikayetçi değilim, ... hakkındaki davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğundan sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nin 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden Sanığın, müteahhit olan katılanın inşaatındaki imar sorununu çözebileceği vaadiyle katılandan çek aldığı, daha sonra vaadini yerine getirmediği halde çekleri tedavüle koyduğu olayda, sanığın banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullandığından bahsedilemeyeceğinden eylemin basit dolandırıcılık suçu olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e, 67/2-d maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20069, K. 2025/4202, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20069-e-2025-4202-k-9f617861e913