Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13727 E. 2024/27 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13727
- Karar No
- 2024/27
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/420 E., 2018/130 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2012 tarihli ve 2012/967 sayılı iddianamesiyle sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 207 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin sanığın dolandırıcılık eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (h) bentlerine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için yargılamanın üst dereceli ağır ceza mahkemesi tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle 20.02.2012 tarihli görevsizlik kararı üzerine Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/175 Esas, 2012/520 Karar sayılı kararı ile sanığın hem nitelikli dolandırıcılık, hem de resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 27.10.2016 tarihli ve 2015/10126 Esas, 2016/9130 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/420 Esas, 2018/130 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın hem nitelikli dolandırıcılık, hem de resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 5. Tebliğnamede, beraat kararlarının onanması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin bozma ilamında belirtilen ...'in dinlenmediği, katılan şirketin ödeme aracı olarak verdiği çekteki imzanın Nurullah'a ait olabileceğinin değerlendirildiği, bu sebeple sanığın mahkûm olması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.... tekstil... adlı firmanın yetkilisi olan ... Savcı'nın uyuşturucu kullanma suçundan cezaevine girdiği, ... tekstil... firmasının işlerini idare etmesi için sanık ...'yı noterden verdiği vekaletname ile temsil ve ilzama yetkili kıldığı belirlenmiştir. 2. Sanık ...'nın firmanın ekonomik sıkıntısı nedeniyle elinde bulunan müşteri çeklerini ödeme tarihinden önce katılan ... şirketine kırdırmak istediği, ... adlı kişinin de aracı olmasıyla katılan ... şirketiyle 26.07.2010 tarihinde sözleşme imzaladığı, bu sözleşmeden sonrada 15.10.2010 ödeme tarihli, 20.000,00 TL tutarlı ve 31.08.2010 ödeme tarihli 25.000,00 TL tutarlı iki adet müşteri çekinin fotokopilerini katılan şirkete yolladığı, katılan şirketin 25.000,00 TL lik çeki kabul ederek bu çekle ilgili ödeme yaptığı, sanık ...'nın faktoring şirketine fotokopisini gönderdiği diğer 20.000,00 TL lik çeki de bu çekin keşidecisi olan ...... Şirketinden süresinde tahsil ettiği anlaşılmıştır. 3. Suça konu 20.000,00 TL lik çekin aynı zamanda sahtesinin üretildiği, ... Şirketi adına sahte şekilde keşide edilip, ... Şirketi adına da sahte şekilde ciro edilerek katılan şirketten tahsil edildiği, bu çek sebebiyle katılan ... şirketinin sanık ... aleyhine icra takibi başlattığı, sanığın bu takip nedeniyle haciz işlemine maruz kalmamak için çek bedelini ödeyerek menfi tespit davası açtığı, bu yargılama sonunda sanığın faktoring şirketine borçlu bulunmadığı, ödediği paranın da iadesine karar verildiği, sözü edilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği belirlenmiştir. 4. Suça konu 20.000,00 TL lik sahteleştirilen çeke karşılık faktoring şirketince ödeme olarak verilen çek ... tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edilmiştir. 5. ...; faktoring şirketinden suça konu çeke karşılık ödeme aracı olarak alınan çeki ...'den alarak bankaya ibraz edip tahsil ettiğini, sanığı ve firmasını tanımadığını beyan etmiştir. 6.Alınan ekspertiz raporuna göre; sahte çekin ve ödeme aracı olarak katılan firma tarafından verilen çekin ön ve arka yüzündeki yazılarla keşideci ve ciranta imzalarının sanığa ait bulunmadığı tespit edilmiştir. 7.Bozma ilamından önce Mahkemece katılan firmaya suça konu sahte çekin kim tarafından getirildiğine ve ödeme olarak verilen çekin kime verildiğine ilişkin belge ve bilgilerin ibrazı için süre verilmesine rağmen bu kayıtların getirilmediği anlaşılmıştır. 8. Mahkemece sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, icra takip ve asliye ticaret mahkemesi dava dosyası içeriği, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.06.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.