Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12212 E. 2024/24 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12212
- Karar No
- 2024/24
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/258 E., 2016/183 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2014 tarihli ve 2014/1855 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Kayseri Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2014/258 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; suçsuz olduğu için beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ne şekilde ele geçirdiğini ispat edemediği, yasal unsurları haiz bilirkişi raporu ve Mahkeme gözlemiyle sahteliği sabit olan ve aldatıcılık niteliği de bulunan 32.500,00 TL bedelli çeki hatır çeki olarak temyiz dışı beraat eden sanıklara verdiği, bu kişilerin bankaya ibrazı üzerine çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, sanığın atılı suçlamayı inkar ettiği olayda; suça konu çekteki tüm yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olması nedeniyle Mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmada aynı sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan hukuki kesintiye de uğramamış, benzer türden Dairemizde temyiz incelemesine konu olan derdest ve adli sicil kaydına göre de kesinleşmiş bulunan başkaca yargılama dosyalarının bulunduğu, Bu cümleden olarak; a) ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/200 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ...'in şeriği olan ... ile birlikte 14.03.2013 tarihinde tamamen sahte, keşidecisi ... lehtarı ve ilk cirantası ... olan 22.000,00 TL bedelli çeki Cihanker Ölmez'e vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2017/29828 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararı ile ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/371 Karar sayılı dosyasına atıf yapılarak mümkün ise bu dosya ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbiki bakımından değerlendirilmesi için bozulduğu, Diğer taraftan atıf yapılan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama dosyasında ise sanık ...'in şeriği olan ... ile birlikte 10.04.2013 tarihinde tamamen sahte, keşidecisi ... lehtarı ve ilk cirantası ... olan, çek numarası diğeriyle ardışık 15.000,00 TL bedelli çeki ...ya vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2021/986 Karar sayılı kararı ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/200 Karar sayılı yargılama dosyasına atıf yapılarak mümkün ise bu dosya ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbiki bakımından değerlendirilmesi için bozulduğu, Her iki yargılama dosyasının bozulması neticesince ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirildikleri, Mahkemesince 20.05.2022 tarihli ve 2021/120 Esas, 2022/238 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ... ve şeriği ... hakkında iki ayrı katılandan sahte çekler vererek kısa zaman aralıklarında iki ayrı araba almaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde zincirleme şekilde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabulüyle sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildiği, anılan ilamların sanıklar tarafından temyizi üzerine yargılama dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin arşivinde 2022/8092 Esas numarasında kayıtlı ve derdest olduğu, b) ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli ve 2014/31 Esas, 2014/224 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ...'in tamamen sahte, 32.000,00 TL tutarlı, keşidecis... lehtarı ... gözüken çeki 29.09.2013 tarihinde araç alışverişinde kullandığı ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan 15. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2017/30643 Esas, 2021/1042 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, c) ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2014/45 Esas, 2017/522 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ...'in tamamen sahte 17.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... lehtarı ve ilk cirantası... gözüken çeki 24.05.2013 tarihinde araç alırken verdiği, Mahkemece sanığın 2 yıl hapis cezası mahkûmiyetine hükmolunduğu, bu kararın sanık tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/3043 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddedildiği ve bu kararın kesin nitelikte olduğu, d) ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2016/94 Esas, 2018/231 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ...'in tamamen sahte 5.300,00 TL tutarlı, keşidecisi Seyteks firması, lehtarı ..... Şirketi gözüken çeki 26.11.2013 tarihinde araç alırken verdiği, Mahkemece sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası mahkûmiyetine hükmolunduğu, bu kararın sanık tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2018/2557 Esas, 2021/1280 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddedildiği ve bu kararın kesin nitelikte olduğu, Anlaşılmıştır. 2. Sanığın suça konu sahte çeki 30.05.2013 tarihinde temyiz dışı sanıklara verdiği iddia ve kabul edilen olayda; UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan (1) numaralı paragrafta belirtilen, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin de olmadığı tespit edilen birden çok derdest ve kesinleşmiş dosyalarının bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda verilen çekler yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında (1) numaralı paragrafta izah edilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın çekleri aynı anda ya da farklı zamanda verip vermediği de tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işledikleri eylemlerinde suç kastını yenileyip yenilemediği, suç kastını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK'nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi, tayin olunacak cezanın kesinleşmiş cezaların altında kalması halinde ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.