Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12028 E. 2023/8184 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12028
Karar No
2023/8184
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/506 E. 2015/1060 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2011 tarihli ve 2011/328 Esas, 2011/764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 21.11.2011 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. 2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ,07.12.2015 tarihli ve 2015/506 Esas, 2015/1060 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasına uyan suçu oluşturduğu, hükümde 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası yerine aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması sureti ile hükümde çelişkiye neden olunmasına ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve eylemin 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın yetkilisi olduğu Hepsen İletişim adlı firma tarafından şikayetçinin bilgisi dışında adına sahte abonelik sözleşmesiyle GSM hattı çıkarıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçlamayı inkar etmiştir. 3. Bilirkişi raporuna göre, suça konu abonelik sözleşmesindeki imzanın şikayetçinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. 4. Mahkemece, sanığın ikrarı, abonelik sözleşme fotokopisi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.11.2011 tarihinden,hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 21.04.2013 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu, bu nedenle temyiz inceleme tarihinde dava zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilerek yapılan incelemede; 1. GSM bayii işleten sanığın üzerine atılı, şikayetçi adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlemekten ibaret eyleminin, hüküm tarihinden sonra, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz veya yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan, lehe olan ve basit yargılama usulüne tabi 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda; hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun'a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi'' başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluk bulunması, 3. Kabule göre de; a. Sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği ancak uygulamanın 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesine göre yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilerek kararda çelişkiye düşülmesi, b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2015/506 Esas, 2015/1060 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11. 2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12028, K. 2023/8184, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-12028-e-2023-8184-k-9b6542bd05d7