Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12024 E. 2023/7110 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12024
- Karar No
- 2023/7110
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/911 E., 2015/1454 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/911 Esas, 2015/1454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca alt sınırdan temel cezanın 2 yıl olarak tayini ile takdiri indirim sonucu neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, sabıka kaydına yansıyan mahkeme kararlarıyla cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen yeniden suç işlemesi ve dosya içeriği itibarıyla ileride tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılmadığından cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz dilekçesinde; işlemi takipçi olan ... adlı kişiye yaptırdığı, Mahkemece bu konu hiç araştırılmadan karar verildiği, hiçbir suçu olmadığı, imza örneklerinin dahi araştırılmadığı, iddianamede anlatılan olayla mütalaa ve hükmün uyumsuz/çelişik olduğu, iddianamede anlatılan olayla talep edilen kanun maddelerinin tamamının karşılanmadığı, koşulları oluşmasına rağmen erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmediği, sabıkasız olduğu, karşı tarafın zararını giderdiği, Mahkeme alt sınırdan ayrılmamış olsa idi erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşacağı, cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61 inci ve 62 inci maddelerine uygun olarak tespitinin gerektiği, Mahkemenin fiili nitelendirirken iddia ve savunma ile bağlı olmadığı, maddi olayı araştırarak buna uygun Kanun maddesini bizzat Mahkemenin tespit etmesi gerektiği, Mahkeme’nin somut olaya uyguladığı Kanun maddesinde hataya düştüğü gerekçeleri ve Yargıtayca saptanacak nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede; “... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın, motorlu araç trafik belgesindeki muayene işleminin sahte olduğu, ...un, aracın muayene işlemini ...'in yaptırdığını, sahtecilik yapıldığını bilmediğini, sanık ...'in beyanında; aracın muayene işlemini ...'da evrak takip işlemlerini yapan ... isimli bir şahsa yaptırdığını belirttiği, ... isimli şahsın araştırılmasında açık kimlik ve adresinin tespit edilemediği, buna dair tutanak düzenlendiği, ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, uzmanlık raporunda muayene pulunun başka belgeden sökülerek nakledildiğinin, muyane işleminin sahte ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun tespitlendiği, ... araç muayene istasyon amirliğinin yazısına göre de aracın en son 16/10/2012 tarihinde muayene istasyonunda hizmet aldığı, trafik belgesi üzerindeki etiketin başka bir aracın trafik belgesine yapıştırıldığının bildirildiği” iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası sevkiyle sanığın cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık savunmasında, söz konusu aracı ...'da ismini ... diye bildiği bir trafik takipçisine muayene işlemleri için bıraktığını, sahteciliği kendisinin yapmadığını, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur. 3. Uzmanlık raporunda; motorlu araç trafik belgesinin 2. muayene kısmındaki pulun başka bir belgeden sökülerek takıldığı, yani muayene işleminin sahte olduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğu, yazı ve imzaların ise ...’un ve sanığın elinden çıktığının tespit edilemediği belirtilmiştir. 4. ... yazısında; söz konusu araca 16.10.2012 tarihinde muayene hizmeti verildiği, trafik belgesinde en son onaylanan ... numaralı etiketin başka bir aracın trafik belgesine yapıştırıldığı bildirilmiştir. 5. 22.04.2015 tarihli Polis tutanağında; sanığın ... Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü karşısındaki evrak takip bürosunda ismini ... olarak bildiğini belirttiği şahsın idareleri dahilinde bulunmadığından kimlik ve adresinin tespit edilemediği belirtilmiştir. 6. Mahkemece, suçun sübut bulduğu gerekçesi ile yukarda açıklanan şekilde hüküm kurulmuş, motorlu araç trafik belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın, muayene işlemini yaptırdığını savunduğu trafik takipçisi ...'nın açık kimlik ve adresini bildirmediği, dosyadaki Polis tutanağında ... isimli şahsın idareleri dahilinde bulunmadığının belirtildiği, sanık hakkında. 5237 sayılı Kanun'un erteleme hükümlerinin ve 5271 sayılı Kanun'un hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin "sanığın sabıka kaydına yansıyan mahkeme kararlarıyla cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen yeniden suç işlemesi ve dosya içeriği itibarıyla ileride tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılmadığı" olarak açıklandığı, uzmanlık raporunda yazı ve imzaların sanığın elinden çıktığının tespit edilemediğinin belirtildiği, sahtecilik suçunun oluşması için belgenin mutlaka sanık tarafından düzenlenmesi koşulunun bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/911 Esas, 2015/1454 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.