Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11597 E. 2023/9509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11597
- Karar No
- 2023/9509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/308 E., 2015/621 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, 2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile aynı maddenin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, cezanın yüksek olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçla 1.44 promil alkollü olduğu sırada maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, görevlilere, başkası adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu sürücü belgesini ibraz ettiği, mahkeme gözlemine ve bilirkişi raporuna göre, suça konu belgenin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, olay tutanağı, uzmanlık raporu, suça konu sürücü belgesi aslı, alkol raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Suça konu belge hakkında alınan uzmanlık raporunda belgenin özellikleri belirtilerek niteliklerinin belirtildiği, belgenin oluşturulma yönteminin anlatıldığı, uzmanlık raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte veri içerdiği, suça konu belge üzerinde Mahkeme tarafından yapılan gözlemde de, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği ve gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü müddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığa yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanunun 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.