Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11583 E. 2023/7826 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11583
Karar No
2023/7826
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/696 E., 2015/679 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2014/696 Esas, 2015/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan aynı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, karara itiraz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sabıkalı olup çeşitli suçlardan araması bulunan sanığın, kendisinin fotoğrafı ve katılan ...' ın kimlik bilgilerini içeren ve tamamı ile sahte olarak düzenlendiği anlaşılan sürücü belgesini düzenleterek yanında taşıdığı, 27.08.2014 başka bir olay nedeniyle yakalandığı söz konusu sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık sahte sürücü belgesini bir kez kullandığını, alacak verecek ilişkisinden kaynaklı emniyette ifade verdiğini ve suça konu belgeyi ibraz ederek serbest bırakıldığını beyan etmiştir. 3. Kriminal rapor ile, inceleme konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve aldatma niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır. 4. Mahkemesince, "Resmi Belgede Sahtecilik ve Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma" suçlarını işlediği sanık ikrarı ile sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Bodrum (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.08.2012 tarihli ve 2012/683 Esas 2013/517 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle hükmün tekerrüre esas esas alınamayacağı ancak, sanığın sabıka kaydında yer alan Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2007 tarihli ve 2004/420 Esas 2007/157 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi dışında hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 ve 289 uncu maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları oluşmayacaktır. Somut olayda sanığın hangi suç nedeniyle, ne şekilde, gerçekte katılanın işlemediği bir suçu işlemiş gibi gösterildiği, bununla ilgili herhangi bir adli işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi, 3. Kabule göre de; a.Sanığın tekerrüre esas ilamının kesinleşme tarihinin 01.04.2016 tarihi olduğu gözetilmeden suç tarihinde kesinleşmeyen ilamın tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş, b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, c. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine "Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2007 tarihli ve 2004/420 Esas 2007/157 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, TCK' nın 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2014/696 Esas, 2015/679 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/11583, K. 2023/7826, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-11583-e-2023-7826-k-6bad3028a261