Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11474 E. 2023/10779 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11474
Karar No
2023/10779
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/192 E., 2016/156 K SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama Sanık müdafinin, 17.03.2016 tarihinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süreden sonra 06.06.2017 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikâyetçi kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekili aracılığıyla 19.08.2016 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi ...'nın davaya katılan, Av. ...ın da katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği ...'nın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği katılan kurumun temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Hakkında beraat hükmü kurulan sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Suçtan zarar gören kurum davadan haberdar edilmeden yargılama yapılarak hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin, 17.03.2016 tarihinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 06.06.2017 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 08.10.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/11474, K. 2023/10779, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-11474-e-2023-10779-k-533cee59ad62