Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11341 E. 2023/10460 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11341
- Karar No
- 2023/10460
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/301 E., 2015/1024 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, dosyada suçun işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın katılan Ali Cesur'dan aldığı araç için kalan borcuna karşılık suça konu sahte çeki verdiği, katılan tarafından çek bankaya ibraz edildiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.01.2013 tarihli ekspertiz raporunda; suça konu çekin matbu ibarelerinin silinti ve kazıntı yoluyla yok edilerek yerlerine mevcut yazı ve rakamların yazıldığı, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiş, Mahkemece çek aslı üzerinde yapılan incelemede; yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin olduğu gözlemlenmiştir. 3.Sanık savunmasında, suça konu çeki araç sattığı, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği İhsan Demirel isimli şahıstan aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 4. Mahkemece sanık ve müdafiine İhsan Demirel isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi için üç kez süre verildiği ancak tespit edilemediğinden ara kararından vazgeçildiği görülmüştür. Soruşturma evresinde sanık tarafında İhsan Demirel'e ait olduğu söylenen telefon numarasının kimin adına kayıtlı olduğu araştırılmış ve hattın Aytül Akkurt isimli bir şahıs adına kayıtlı olduğu tespit edilmiş, adı geçen şahsın alınan ifadesinde, hattın kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını, İhsan Demirel isimli bir şahsı tanımadığını beyan etmiştir. 5. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, sanığın çeki aldığını beyan ettiği şahsın kimlik ve adres bilgilerini veremediği için savunmasına itibar edilmediği, sanığın sahte olduğunu bildiği çeki katılana vermek suretiyle kullandığı kanaatine varılarak, temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş ve sanığın zararı gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Mahkemenin suçun sübutu konusundaki kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin, atılı suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli, 346-25 ve 03.02.2009 tarihli 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan tehlike suçları yönünden bu koşul aranmayacaktır. Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu neticesinde, katılanın somut zararının ne olduğu belirlenmeden, engel sabıkası bulunmayan, suçtan sonraki tutum ve davranışı nazara alınarak, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul eden sanık hakkında, zararı gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle,...6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/1024 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.