Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6107 E. 2023/9006 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6107
Karar No
2023/9006
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1338 E., 2015/989 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul (Kapatılan) 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/1338 Esas, 2015/989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluştuğu gerekçesi ile aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, savunma haklarının kullandırılmadığına, HAGB veyahut idari para cezası verilmesi gerektiğine ve ceza nedeni ile mağdur olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1....Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne silahlı özel güvenlik görevlisi olmak için başvuran sanığın, 12.05.2014 tarihli başvuru dilekçesiyle birlikte kendisi adına sahte olarak düzenlenmiş lise diplomasını ibraz ettiği ve araştırma neticesinde ibraz edilen lise diplomasının sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2....Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 25/08/2014 tarih, BLG-2014/11407 uzmanlık numaralı ekspertiz raporuna göre; ... adına düzenlenmiş, 16.06.2009 diploma tarihli ve "435128" diploma numaralı lise diplomasının incelenmesi neticesinde söz konusu diplomanın tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği belirtilmiştir. 3. Sanık, suça konu belgeyi para karşılığı taksisine binen kimliğini bilmediği meçhul bir şahıstan aldığını beyan ederek suçunu ikrar etmiştir. 4....İl Emniyet Müdürlüğünün 13.07.2015 tarihli yazısına göre; özel güvenlik kimlik kartı düzenlenmesi için müracaatta bulunan şahısların belge veya diplomalarının ilgili kurumlardan teyit edilmesi mutat bir uygulama olmayıp, tereddüt hasıl olan veya ihbar edilenlerin doğruluğu teyit edildiği, sanığa ait diplomada yapılan incelemede doğruluğundan tereddüt hasıl olduğundan MEB Açıköğretim Lisesi Müdürlüğünden teyit için sorulduğu bildirilmiştir. 5. Mahkeme tarafından 02.07.2015 tarihli celsede belge üzerinde yapılan incelemede aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. 6. Suça konu belge Adli emanetin 2014/11651 sırasında kayıtlı olup, dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; mahkemenin suçun sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinin suça konu belgenin 12.05.2014 tarihli dilekçe ekinde kullanıldığından, suç tarihinin "12.05.2014" tarihi olması gerekirken gerekçeli kararda "22.08.2014" şeklinde yanlış yazılmış olması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyize konu suç tarihi itibari ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği dikkate alınarak objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "... cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat edinildiğinden..." bahisle cezası ertelenen sanık hakkında "...daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...(Kapatılan) 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/1338 Esas, 2015/989 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6107, K. 2023/9006, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6107-e-2023-9006-k-754604ba75b6