Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/3096 E. 2024/9527 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3096
Karar No
2024/9527
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/452 E. 2020/197 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.03.2016 tarihli ve 2014/270 Esas 2016/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2017/8800 Esas, 2019/7524 Karar sayılı kararı ile hırsızlık şüphesi üzerine kolluk görevlileri tarafından durdurularak kimlik bilgileri istenen sanığın kardeşi ...'in kimlik bilgilerini vermesi üzerine ... adına kolluk tutanağı ve kolluk fezlekesi düzenlenmesine sebebiyet vermesi şeklindeki eyleminin; sanığın hakkında herhangi bir suç soruşturması bulunmadığının anlaşılması karşısında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu kapsamına girdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/452 Esas 2020/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi talebinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR: 1.02.05.2013 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın trafik kontrol noktasında durdurulması akabinde araç ruhsatının kolluk görevlilerince kontrolünün yapıldığı sırada aracın hızla uzaklaşması akabinde sanığın yakalamasının yapıldığı olaya ilişkin, sanığın kolluktaki savunmasında kendisini kardeşi ... olarak tanıtarak;hastane raporlarının kolluk ifade ve savcı görüşme tutanaklarının ... ismiyle düzenlenmesine sebebiyet verdiği;sanığın parmak izi incelemesinin ardından gerçek isminin ... olduğunun anlaşılması şeklindeki olay sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi yollamasıyla 267 nci maddesi kapsamında cezalandırılması için kamu davası açıldığı; mahkeme tarafından oluşun iddia şeklinde olduğunun kabulü ile bozma sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 2.Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı ikrar etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü" ve "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/452 Esas 2020/197 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/3096, K. 2024/9527, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-3096-e-2024-9527-k-9d7d98664e8b