Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/8590 E. 2023/6161 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/8590
- Karar No
- 2023/6161
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/141 E., 2015/704 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/141 Esas, 2015/704 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ..., hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının 51 inci madde uyarınca ertelenmesine, 2. Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1. Sanık ... yönünden; sanığa verilen cezanın alt sınırdan uygulanması ve ertelenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine, 2. Sanık ... yönünden; aleyhine ceza verilmesi gerekirken beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'e ait suça konu 25.000 TL bedelli çekin arka yüzünde bulunan 2. ciranta yazı ve imzasının katılana ait olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde yazının sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, sanık ...'in gerçeğe aykırı şekilde ciroladığı çeki sanık ...'e verdiği, sanık ...'in de sahte imza ile cirolanmış çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; katılana ait şirket ile ticari ilişkilerinin bulunduğunu, mal verip çek aldıklarını, çekleri bazen cirolamadan verdiğini, adımı yazıp cirolayabilirsiniz diye muvafakat verdiğini, bu muvafakat doğrultusunda çekleri ciroladığını, suça konu çeki diğer sanık olan kızına kullanması için verdiğini, kızının bir ilgisinin olmadığını beyan etmiş; ayrıca ticari ilişkilerini gösteren ... emrine düzenlenmiş 148.900 TL bedelli bono fotokopisini de dosyaya sunmuştur. 3. Sanık ...; çeki babasından aldığını, ne şekilde yazıldığını ve imzalandığını bilmediğini, çeki aldığında ... imza ve yazısının bulunduğunu, çeki bilerek kullanmadığını beyan etmiştir. 4. Katılan; çekin şahsi çeklerinden olduğunu, bir şekilde elinden çıktığını, çekte cirosunun bulunmadığını, sanığın çalıştığı şirketle ticari ilişkilerinin olduğunu ancak ciro konusunda muvafakat vermediğini beyan etmiştir. 5. Alınan bilirkişi raporunda; 2.ciranta olarak görünen "..." yazısının sanık ...'in eli ürünü olduğu, imzanın aidiyetinin tespit edilemediği bildirilmiştir. 6. Sanık ...'in çalıştığı şirket ortaklarından Y. Y. katılanla ticari ilişkilerinin olduğunu, çekteki cironun katılana ait olduğunu beyan etmiştir. 7. Mahkemece sanık ...'in savunması ikrar kabul edilerek, resmi belgede sahtecilik suçu sabit olduğundan mahkumiyetine; sanık ...'in ise çekte imza ve yazısının bulunmadığı ve çekin babası tarafından kendisine verildiği savunması doğrultusunda beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden; 1. Aşamalardaki sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ve unsurları itibarıyla oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/141 Esas, 2015/704 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.