Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10649 E. 2023/8181 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/10649
Karar No
2023/8181
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/778 E., 2015/958 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2012/778 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Emniyete yapılan bir ihbarda sanık ...'in ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile ... Otelde kaldığı ihbarı üzerine yapılan incelemede sanığın hakkında yakalama kararları olduğu ve Yargıtay'da temyizde dosyaları bulunması sebebiyle ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının fotoğraf kısmını yerinden sökerek kendi fotoğrafını yapıştırdığı, bu şekilde kullandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir. 3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanı üzerinde fotoğraf değişikliğinin aldatma niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece adli emanetin 2012/5106 sırasında kayıtlı bulunan suça konu nüfus cüzdanının duruşmaya getirtildiği özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği ve aldatıcılık özeliğinin mevcut olduğu gözlenmiştir. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır. 2. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. 3. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması ve kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir. 4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, ihbar üzerine kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolünde kendi fotoğrafına havi ancak ...'a ait sahte kimliği ibraz ettiği ve sanığın gerçek kimliğinin kollukça bilindiği , gerçek kimlik bilgilerine göre tutanak düzenlendiği başka bir ifadeyle Sabri Karahasan adına herhangi bir adli veya idari resmi belge düzenlenmediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2012/778 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2012/778 Esas, 2015/958 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10649, K. 2023/8181, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-10649-e-2023-8181-k-0eec4cb4b8e2