Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2016/2280 E. 2016/3711 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2016/2280
Karar No
2016/3711
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve belgeleri ibraz etmemek ve sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet Ek Karar: Temyiz talebinin reddine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerekmekte olup; sanığa gönderilen ve 26.01.2015' te anılan Kanun'un 21. maddesine göre düzenlenen tebligat parçasında, sanığın adreste bulunmama sebebinin gösterilmediği, bu kapsamda anılan Kanun'un 21 ve Yönetmeliğin 30. maddelerine uygun bir tebligat bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin 28.04.2015 ve 10.04.2015 tarihlerinde öğrenme üzerine yaptıkları temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek, ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi ve sanık ve müdafiinin temyiz başvuru dilekçeleri içerikleri itibari ile eski hale getirme talepli olduğundan, mahkemenin hukuken geçersiz olan 10.04.2015 tarih, 2014/366 Esas ve 2014/766 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak, katılan kurum vekilinin sanık hakkındaki 18.12.2014 günlü temyiz isteminden 27.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyizlerine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü; I - "Defter ve belgeleri ibraz etmemek" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II - "2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1 - Sanığın yetkilisi göründüğü ...Motorlu ve Motorsuz Araçlar İth.İhr.Tic.Ltd.Şti.nin 2011 takvim yılında gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte faturalar düzenlediğinin iddia olunduğu olayda, sanığın düzenlediği tüm faturaların gerçek olduğunu savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıkları saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 2 – Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve sanık yönünden infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse tahliye edilmesi için mahalline müzekkereler yazılmasına, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/2280, K. 2016/3711, T. 26.04.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2016-2280-e-2016-3711-k-8478bc497c64