Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/22407 E. 2013/17844 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenlemek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/22407
Karar No
2013/17844
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenlemek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1-2003 takvim yılında sahte belge kullanma suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2; CMK.nun 223/8. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,

I- Sanık hakkında "2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen düşme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının yüklenen suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin "2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılıTCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Katılan vekilinin "2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 16.06.2000 tarihinde Akın İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’nin % 80 hissesini devralan ve şirket yetkilisi olan sanığın 2001 yılında şirketi kapattığını ve muhasebecisi ...'nin kapanışı vergi dairesine bildirdiğini savunmasına karşın tanık olarak dinlenen Ramazan’ın sanığın hisseleri devraldıktan l yıl sonra ortadan kaybolduğunu, herhangi bir kapanış işlemi yapılmadığını beyan etmesi, 2003-2005 Aralık döneminde matrahlı KDV beyannameleri verilmeye devam edilmesi, tarh dosyasındaki bilgilere göre 2003 ve 2004 yıllarında şirket adına fatura bastırıldığının anlaşılması, Ba-Bs form analizine göre Ejderler adlı şirketin sanığa ait şirketten 2005 yılında aldığı mallara ait 64 adet faturayı kullandığının belirlenmesi ve herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığına dair vergi tekniği raporundaki diğer tespitler karşısında; 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca topladığı delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirerek suçun sübuta erdiğini kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü, aynı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine konu eylemi yönünden ise; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılarak çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarıldığı, dosya içerisinde mevcut vergi suçu ve tekniği raporlarında gösterilen vergi ziyaının hüküm tarihinden önce ödenip ödenmediği dolayısıyla suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararı karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan eksik soruşturma sonucu sanığın idare zararını karşılamadığına vc karar tarihi itibariyle engel nitelikte bulunmayan adli sicil kaydına dayanarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/22407, K. 2013/17844, T. 27.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-22407-e-2013-17844-k-e6befcd4f59d