Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/7208 E. 2013/11686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/7208
- Karar No
- 2013/11686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, ticareti senet tanziminde kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1) Katılan vekilinin, "dolandırıcılık" ve "ticari senet tanziminde kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak" suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" ve "ticari senet tanziminde kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 07.12.2003 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2) Katılan vekilinin, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.11.2007 gün ve 248-251 ve benzeri kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin dosya kapsamına göre ilk bakışta mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında delil takdirine girilmek suretiyle beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.