Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6674 E. 2012/9887 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenlemek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/6674
Karar No
2012/9887
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenlemek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : a)213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 59 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. b)213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 59 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. c)213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 59 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. I-Sanığın '2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyada mevcut vergi suçu ve vergi tekniği raporlarına göre; inşaat malzemesi satışı işiyle uğraşan sanığın işyerinde ve ikamet adresinde yapılan yoklamalarda faaliyete rastlanılmadığı ve kendisine ulaşılamadığı, 01.04.2004 tarihinden itibaren işyeri adresinde başka bir kişinin fırın işlettiğinin tespit edildiği, sanığın 2004 yılında iflas ettiğini ve suçu işlemediğini savunmasına karşın, 2004 yılına ilişkin 604.173.00 TL hasılat beyan ettiği ve alıcı mükellefler tarafından verilmiş BA formlarından tespit edilen satışlara yönelik, belli miktarı aşması nedeniyle zorunda olan BS formlarını vermediği, bildirilen faaliyetin yürütülmesi için gerekli nakliye aracı, depo, eleman ve muhasebecisinin bulunmadığı ve işyeri kapasitesi itibariyle de bu kadar yüksek miktarda ciro yapabilecek ticari yeterliliğinin bulunmadığı anlaşılmakla; CMK’nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, sanığın 2004 yılında sahte fatura düzenlediği yolunda vicdani kanıya ulaşarak, kabul eden mahkemenin kararında sübut açısından bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş sahte faturaların farklı kişi ve kurumlar adına değişik zamanlarda düzenlenmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanığın '2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Sanığın '2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 2005 yılında da sahte fatura düzenlediği iddia olunan sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; Ocak ve Şubat aylarında verilen KDV beyannamelerinde 58.000,00 TL hasılat beyan edildiği ancak yapılan işyeri adresi yoklamalarında faaliyete rastlanılmadığı ve işyerinin bir başkası tarafından kullanıldığının tespit edildiği ancak kime hangi faturaların düzenlendiğine yer verilmemiş olduğu görülmekle; sanığın sorumluluğunun ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; sahte düzenlendiği iddia edilen faturaların VEDOP sorgulamasında tespit olunup olunmadığı, VEDOP kayıtlarına göre belirlenmiş ise "Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim-Ba ve Bs" tablosunda varolan bilgilerin dayanağını oluşturan verilerin neler olduğunun katılan idareden sorulması, varsa bu verilerin bilişim ortamında kayda girmesini sağlayan belgeler (bildirim, beyanname vs gibi) ve eklerinin onaylı örneklerinin istenmesi suretiyle sahte belgelerin mevcut olup olmadığının tespitinden sonra faturaları kullanan şirket veya kişiler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, bu faturalardan dolayı soruşturma veya kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup, celbiyle incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin bu dosyaya aktarılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hühmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/6674, K. 2012/9887, T. 28.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-6674-e-2012-9887-k-6abf158e4869