Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6669 E. 2013/11717 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6669
- Karar No
- 2013/11717
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde: Düzenleme şeklindeki motorlu araç satış sözleşmesinin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden bulunduğu cihetle; sanıkların teselsül eden eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/2, 80, (5237 sayılı TCK’nun 204/1-3, 43/1.) maddelerine uygun bulunan “kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin, sübutun bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, suç vasfının tayininde hataya düşülüp, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanıklar müdafilerinin, nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.