Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4154 E. 2013/10057 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/4154
Karar No
2013/10057
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I- Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasasının sanık lehine olduğunun kabulüyle anılan Yasa uyarınca temel ceza belirlenip uygulama yapıldığı halde 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin sonucu itibariyle sanık lehine sonuç doğurduğu da gözetilmeden, hapis cezasının 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi uygulanarak ertelenmesi suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından "TCK.nun 51/1" ibaresi yerine "647 sayılı Yasanın 6" ibaresinin eklenmesi ve "TCK’nun 51/3 maddesi gereğince takdiren verilen ceza miktarı olan 1 yıl 11 ay 10 gün süre ile denetim süresi belirlenmesine, TCK’nun 51/6 maddesi uyarınca, sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak, denetim süresinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına, TCK’nun 51/7. maddesi gereğince, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın aynen çektirileceğinin sanığa ihtarına (sanık duruşmada olmadığından yapılamadı)" cümlelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık müdafiinin "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.04.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4154, K. 2013/10057, T. 13.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-4154-e-2013-10057-k-d56229f3a5f4