Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/25071 E. 2013/15839 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25071
- Karar No
- 2013/15839
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 203/1, 43/1, 52/2. maddeleri gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 203/1. maddesindeki seçenekli cezalardan adli para cezasının tercih edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 58/3. maddesine aykırı davranılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 10.03.2008 tarihli ilk mühürleme tutanağı, sonraki mühür fekki tutanakları ve tüm dosya kapsamını hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirerek sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun sabit olduğuna karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili Dairemizin 2012/14200 Esasına kayıtlı dosyasının bulunduğu görülerek yapılan incelemede; 11.10.2008, 16.10.2008, 04.11.2008 ve 20.11.2008 tarihli tutanaklar nedeniyle 27.04.2009 tarihli iddianame ile Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2010/841 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, temyize konu Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/954 Esas sayılı bu dosyasında ise, 21.07.2008, 12.08.2008, 27.08.2008 ve 18.09.2008 tarihli tutanaklar nedeniyle 30.06.2009 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, mührün bozulduğuna dair tutanaklardan sonra iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesinti oluşacağı, bundan sonraki eylemlerin ise ayrı bir suç oluşturacağı cihetle; her iki kamu davasına konu edilen 21.07.2008, 12.08.2008, 27.08.2008, 18.09.2008, 11.10.2008, 16.10.2008, 04.11.2008 ve 20.11.2008 tarihli tutanakların 27.04.2009 tarihli ilk iddianameden önce düzenlendiği, dolayısıyla 30.06.2009 tarihli iddianameye konu edilen eylemlerle 27.04.2009 tarihli iddianameye konu edilen eylemlerin tek bir zincirleme suç oluşturduğu anlaşıldığından, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/841 Esas sayılı dosyası ile bu davanın birleştirilerek, sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.