Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/17237 E. 2013/19468 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/17237
Karar No
2013/19468
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanığın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz, itirazlarının reddine ancak; I- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda resmi belgede sahtecilik suçunun cezası 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'nunda bulunmadığı, bu hak yoksunluklarının kararda gösterilmese dahi infaz aşamasında dikkate alınacaktan, sanığın tekerrüre esas teşkil ettiği kabul edilen hükümlülüğünün 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin olup hükümden önce 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu” ile 3167 sayılı "Çekle ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış olduğu gibi, sabıka kaydındaki ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu da gözetilerek tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle 765 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğu gözetilmeden ve denetime olanak verecek şekilde uygulamalı lehe yasa karşılaştırması yapılmadan yazılı şekilde sanığın 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetine hükmolunması, II-Kabule göre de; 1) 5271 sayılı CMK'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca karşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen mahkumiyetine ilişkin eylemlerinin; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış olduğu gibi sabıka kaydındaki ilamların kesinleşme tarihlerinin suç tarihinden sonra olduğu cihette, suçtan kaynaklanan zararın sanık tarafından giderilip giderilmediği de araştırılarak, anılan değişiklik hükümleri uyarınca 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/17237, K. 2013/19468, T. 18.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-17237-e-2013-19468-k-b209b73bbbe9