Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16490 E. 2013/17538 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik, Görevi İhmal, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16490
Karar No
2013/17538
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik, Görevi İhmal, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik, görevi ihmal, dolandırıcılık HÜKÜM : ... : Beraat (üzerine yüklenen dolandırıcılık suçundan) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı ve benzer kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, kanun yoluna başvuru süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı ve başvuru şeklinin gösterilmediği cihetle sanık ...... müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek ayrıca sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar gören ve birleşen aynı mahkemenin 2004/348 esas sayılı dosyasında katılma talebinde bulunan ve dosyaların birleşmesinden sonra 25.05.2009 günlü duruşmada sanıkların cezalandırılmasını talep eden şikayetçi S.S. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği vekilinin CMK’nun 234. maddesindeki hakları hatırlatıldıktan sonra davaya katılmayı isteyip istemediği sorularak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; şikayetçi vekilinin duruşmalara katılarak davayı takip etmesi, birleşen dosyada katılma talebinde bulunması ve belirtilen celsede de sanıkların cezalandırılmasını talep ederek hükmü temyiz etmesi hususları dikkate alındığında, davayı takip etme ve katılma arzusunda olduğu değerlendirilmekle, katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olan şikayetçi vekilinin 5271 sayılı CMK.nun 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan katılan Tariş Zeylin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi isminin “S.S. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 1- Sanık ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararına yönelen katılan ... Mustu ile diğer katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığa yüklenen eylemin, sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 504/3. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ... ile diğer katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar ..., ve ...'a yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat ve "görevi kötüye kullanma" ile bir kısım sanıklar için değişen suç vasfına göre "görevi ihmal" suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik katılan ... ile katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: 1- 08.01.2004 ve 26.08.2004 tarihli iddianameler ile; Çine 144 Nolu Zeytin ve Zeytinyağları Tarım Satış Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile kooperatif memuru ve işçisi olan sanıkların gerçekte sattıkları zeytinden fazla miktarda zeytin satmışlar gibi müstahsil ve zeytinyağı tesellüm makbuzlarını düzenledikleri, ayrıca birlik organ seçimlerinde avantaj sağlamak amacıyla Kooperatif Genel Kuruluna katılma hakkına sahip ortak sayısını gerçekten daha fazla gösterebilmek için 2002-2003 iş yılı içinde rekolte beyannamesi vermek istemeyen veya ölmüş olmalarına rağmen üyelik kaydı silinmeyen toplam 536 ortak adına gerçek durumu yansıtmayan rekolte beyannamesi, ortak olmayan kişilerden alım yapılamayacak olmasına rağmen Kooperatif ortağı olmayan ... isimli şahıstan 126613 kg zeytinyağı alımı yapıp bunu 304 ayrı kooperatif ortağından alım yapılmış gibi göstererek gerçeğe aykırı belge, 23604 kg zeytinyağını ise yirmisi kooperatif ortağı sekizi ortak olmayan toplam 28 kişi kooperatife sattığı halde 232 ayrı kooperatif ortağından alım yapılmış gibi defter, makbuz ve belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlediklerinin iddia edilmesi karşısında; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/son maddesindeki kooperatif memurlarının, kooperatifin para ve malları ile evrak ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları...’na dair hüküm karşısında, kooperatif yöneticisi ve memuru ve işçisi olan sanıkların üzerine atılı eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1. ( 5237 sayılı TCK.nun 204/2.) maddelerindeki “memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak" suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve tartışmasının üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı 2-Sanık ...' ın UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 02.06.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... ile diğer katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/16490, K. 2013/17538, T. 25.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-16490-e-2013-17538-k-d2e2329b7f5f