Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/12480 E. 2013/2886 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12480
- Karar No
- 2013/2886
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-..., ... :Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanıkların beraatlerine dair. 2-... : a)Dolandırıcılık suçundan : Ortadan kaldırılması. b)Sahtecilik suçundan : Mahkumiyet I- Tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanıklar ... ve ...'ye yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun ise, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'a yüklenen “dolandırıcılık” suçunun da yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihi olan 25.03.2000'den hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanık hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan; sanık ... müdafiinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, katılan vekilinin ise, sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat kararı ile sanık ... haklarında "dolandırıcılık" suçundan verilen düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... haklarında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç tarihi olan 25.03.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. A.Ç.