Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/7479 E. 2013/4631 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/7479
Karar No
2013/4631
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası I- Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesindeki hafifletici nedenin uygulanabilmesi için fail gerçek olan bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olmalı, kanıtlanmak istenen olayın doğruluğu veya gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanması yeterlidir. Buna göre somut olayda; sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında; katılan ...'ün oğlu ...'e 52.000 Euro değerindeki otobüsünü vermek suretiyle kendisiyle ortak olduğunu, ancak bir süre sonra ortak olarak malik oldukları otobüse el konulunca...'tan zararını istediğini, Yunus'un babası ... tarafından imzalanmış biri 6.000, diğeri 36.000 Euro değerindeki iki adet senedin aracı konumundaki tanık ... tarafından getirilip kendisine verildiğini, senetler üzerinde tahrifat yapmadığını, ...'ten alacaklı olduğu miktarın 52.000 Euro olduğunu, 10.000 Euronun daha önce kendisine ödendiğini, geri kalan 42.000 Euro içinde bu senetlerin düzenlendiğini iddia etmesi, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanık ile katılanlar arasında alacak borç ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması ve dosya arasında senet aslının bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve suç unsurlarının tespiti bakımından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da gözönüne alınıp, öncelikle sahte olduğu iddia edilen senet aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp iğfal kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde, taraflar arasındaki alacak borç ihtilafına ilişkin olarak Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest bulunan 2006/827 esas sayılı menfi tespit davasına ilişkin dosya yeniden duruşmaya getirilip incelenerek ve gerektiğinde onaylı sureti dosya arasına alınıp, tarafların aralarındaki alacak-borç ilişkisini gösteren tüm ticari kayıtları, belge ve delillerini sunmalarının sağlanması, suça konu senet üzerindeki yazı, imza ve rakamların aidiyeti hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve tüm bu bilgi ve belgeler incelenip birlikte değerlendirilmek suretiyle olayda 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesinin koşulları bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, II- Kabul ve uygulamaya göre de; 1- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekârlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekârlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekârlık suçunu oluşturacaktır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. ( 6102 sayılı TTK'nun 776, 777. md.) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde örneği bulunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmemiş, senedi düzenleyen ismi yanında da "Yenişehir Mah. No:23” biçiminde bir adres gösterilmiştir. Bu adres hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmemektedir. Bu itibarla, suça konu senedin bono vasfını taşımadığı cihetle özel belge niteliğinde bulunduğu, suç tarihi olan senedin takibe konulduğu tarih de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, 2-Suça konu senet akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/7479, K. 2013/4631, T. 24.03.1998, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-7479-e-2013-4631-k-3bfdb171232b