Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5902 E. 2012/17841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5902
- Karar No
- 2012/17841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik, yalan beyanda bulunmak, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak HÜKÜM : Sanık ... için: 1-765 sayılı TCK’nun 350/1-3, 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası 2-765 sayılı TCK’nun 343/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası Sanık ... için: 1-765 sayılı TCK’nun 240/1, 59/2. md.leri gereğince 10 ay hapis cezası Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2007 tarih, 2007/245 esas sayılı iddiaanamesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt yöneticilerinin örgütün faaliyetlerinden sorumluluğu, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik" suçlarından da kamu davası açıldığı halde, bu konuda hüküm kurulmadığı görülmekle, mahkemesince mahallinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Sanık ... müdafii ile sanık ...'ın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. 1-Sanık ... hakkında “hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik ve yalan beyanda bulunmak”suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5278 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca temyiz yeteneği bulunmayıp itiraza tabi olduğu ve sanık “hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik ve yalan beyanda bulunmak” suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yaptığı temyiz itirazının mercii Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2010 gün ve 2010/865 D. İş sayılı kararı ile red edildiği ve anılan kararın 5271 sayılı CMK'nun 271/4. maddesi gereğince kesin olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik”, suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Oluş, sanıklar ..., ... ve ...’ın aşamalardaki savunmaları, şüpheli sıfatıyla beyanı alınan Muhammet Tuncer’in ifadesi, sanık ...’nın açıklamaları ve tüm dosya kapsamına göre sahte nüfus cüzdanı ve sınav giriş belgeleri hazırlamak suretiyle gerçekte sınava girecek kişiler yerine başka kişilerin girmelerini sağlayarak haksız menfaat etmek amacıyla süreklilik oluşturacak biçimde amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gereçlere sahip olup, aralarında fonksiyonel işbölümü de oluşturarak eylem ve fikir birliği içerisinde bir araya gelen sanıkların teşekkülün amacı doğrultusunda sahte nüfus cüzdanı ve sınava giriş belgesi hazırlayıp sınava soktukları ve yakalanma anlarına kadar da eylemlerini devam ettirdikleri anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, suç tarihinde yürürlükte olan 625 sayılı Yasanın (Mülga) 47 ve 49. maddeleri karşısında sanıklara yüklenen ve kabul olunan “hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik” suçu nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 352. maddesi gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara yüklenen suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafii ile diğer sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA, 3- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında “yalan beyanda bulunmak”, sanık ... hakkında 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; a-Suça konu nüfus cüzdanlarının ve sınava giriş kimliklerinin sahte olarak düzenlenmesinden sonra 24/04/2005 tarihli sınavda görevli memurlar tarafından yapılan kimlik kontrolü esnasında görevlilerde bulunan evraktaki fotoğraf ile sınava katılan temyiz dışı sanıkların ibraz ettikleri sahte kimliklerdeki fotoğrafların farklı olması sebebiyle sahteciliğin ortaya çıkması karşısında eylemin bütün halinde sahtecilik suçunu oluşturduğu ayrıca 'yalan beyanda bulunmak' suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyetlerine karar verilmesi, yasaya aykırı, b- Görevi kötüye kullanmak suçu ile ilgili olarak ise hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile TCK'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK'nun 7/2. maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... ve müdafii ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.