Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13196 E. 2013/4292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13196
Karar No
2013/4292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, 765 sayılı TCK'nun 503/1, 522, 59, 647 sayılı Yasanın 4, TCK'nun 72. maddelerine göre 3.195 TL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına Sanığın tutuklulukta ve göz altında geçirdiği sürelerin 765 sayılı TCK'nun 40. maddesi uyarınca mahsubunun infaz aşamasında mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür. I- Müdafiinin, sanığın "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği" suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozmaya uyularak toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun somut olaya ilişkin ilgili hükümleri ayrı ayrı tatbik olunarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlenmiş, ertelemeye ve hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verilmeme gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Müdafiinin, sanığın "dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.12.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13196, K. 2013/4292, T. 18.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13196-e-2013-4292-k-ac64ccb242d4