Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/12272 E. 2012/3001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12272
Karar No
2012/3001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği -Resmi belgede sahtecilik -Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Suç tarihlerinin sanıklardan ...'nın İl Müdürlüğüne intikal ettirdiği 16/06/1997 tarih ve 23248 numaralı giriş bildirgesinin veriliş tarihi olan 16/06/1997 tarihi olduğunun kabulüyle; 1) Sanıklardan ... ve ... haklarında açılan Memurun resmi belgede sahteciliği suçu nedeniyle: Zamanaşımı yönünden 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilerek suç tarihi olan 16/06/1997 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 20/09/2007 tarihine kadar 765 sayılı TCK.nun 102/3 maddesi gereğince 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle;sanıklardan ... ve ... haklarında açılmış olan Memurun resmi belgede sahteciliği suçuna ait kamu davalarının 765 sayılı TCK.nun 102/3 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına. 2) Sanık ... için: a) Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle: Zamanaşımı yönünden 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilerek suç tarihi olan 16/06/1997 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 20/09/2007 tarihine kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesi gereğince 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle;765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına. b) Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: Zamanaşımı yönünden 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilerek suç tarihi olan 16/06/1997 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 20/09/2007 tarihine kadar 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi ve CMK.nun 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine. I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunda suç tarihi sahte belgelerdeki kayıt tarihi olan 16.06.1997 tarihi olmayıp, suça konu sahte belgelerle emeklilik işlemlerinin yapılması talebinde bulunulduğu 24.07.2003 tarihi olduğu ve bu tarihten itibaren suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının iddianame tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, suç tarihinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, inceleme tarihi itibariyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından aynı kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik”, katılan vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelen temyizlerine gelince; Mülga 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu’nun 112 ve yerine ikame olunan 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 59.maddesine göre, görevleri ile ilgili suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle bu kuruluşların diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlileri gibi cezalandırılacaklarını öngörülen ve suç tarihinde Kâğıthane Kamyoncular Kamyonetçiler Minibüsçüler ve Şoförler Odası başkanı olan sanıklar ... ile oda genel sekreteri olan ...’nün, Bağ-Kur’da usulsüz hizmet süresi kazanmaya çalışan sanık ...’nın isteği ile Beyoğlu 32. Noterliğince 20126 yevmiye ile 19.06.1997 tarihinde tasdik edilen Oda Kayıt Defterine 3292 sıra numarası ile 01.07.1987 kayıt tarihi olarak üye kaydını yaptıkları, üye kaydının hangi tarihte yapıldığı kesin olarak tespit edilememiş ise de; üye kayıt işleminin yapıldığı tarihin Üye Kayıt Defterinin Noter tasdik tarihi olan 19.06.1997 tarihinden önceki bir tarih olan ve mahkemece suç tarihi olarak kabul edilen 16.06.1997 tarihinin olamayacağı, suç tarihinin sanık ...'nın Bağ-Kur İstanbul İl Müdürlüğüne ibraz etmiş olduğu 24.07.2003 tarih 63505 varide numaralı dilekçe ve eklerinin Bağ-Kur İstanbul İl Müdürlüğüne ibraz tarihi olan 24.07.2003 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ve zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, yargılamaya devamla sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, suç tarihinde ve sanık ...’ya yüklenen suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/12272, K. 2012/3001, T. 07.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-12272-e-2012-3001-k-efcd01a0dd8e