Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11462 E. 2013/6450 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/11462
Karar No
2013/6450
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 204/3 ve 62. maddeleri gereğince 3'er yıl 9'ar ay hapis ve 53. madde gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma, 2- Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 342/2 ve 59. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası 3- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d, 52 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 200.00 TL adli para cezası, 53. madde gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma, Sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. 1- Sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'ın suç tarihinde noter katibi olarak görev yapan ...'ı azmettirmek suretiyle babası adına sahte vekaletname düzenlettirdiğinin kabul olunması karşısında eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 38. maddesi yollamasıyla 204/2) maddesinde yazılı "memurun resmi belgede sahteciliğe iştirak" suçunu oluştaracağı gözetilmeksizin 765 sayılı TCK'nun 342/1-2. maddeleri uyarınca ceza tayini ile hakkında 765 sayılı TCK'nun 342/2. maddesinin uygulanması ile doğrudan ceza tayini yerine 1/2 oranında arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır. Hükmolunan ceza miktarı itibariyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 3) Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanık ...'ın aşamalarda; suça konu vekaletname düzenlenirken kimlik kontrolünü kendisinin yapmadığını noterlikte katip olarak görevli diğer sanık ...'ın kontrol ettiğini savunması, sanık ...'ın alınan beyanında, olay tarihinde Suriye'de tutuklu olan babası adına vekaletname çıkartabilmek için sanık ... ile para karşılığında anlaştığını ve sanık ...'in kendisine gösterdiği belgeye imza attığını ve daha sonra vekaletnameyi sanıktan aldığını belirtmesi, hazırlıkta tanık olarak dinlenen ...'ın alınan beyanında ise, kendisinin on yıldır Kilis Noterliğinde başkatip olarak çalıştığını, noterlikte kimlik kontrollerinin belgeyi düzenleyen katipler tarafından yapıldığını, suça konu belgenin sol alt köşesinde bulunan (K/P) rumuzandan anlaşılacağı üzere belgeyi düzenleyen kişinin ... olduğunu belirtmesi ve sanık ... ile ... arasında herhangi bir menfaatin tespit edilememesi karşısında; sanığın kastının ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/11462, K. 2013/6450, T. 16.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-11462-e-2013-6450-k-219cf10a4952