Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10474 E. 2011/22210 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik- Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10474
- Karar No
- 2011/22210
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik- Dolandırıcılık HÜKÜM : a. 765 SK 342/1, 80, 59; 647 SK 6 m. uyarınca 1 yıl 8 ay hapis b. TCK 158/1-d, 43/1, 168/1, 62/1, 52/2, 51, 51/3 m. uyarınca 8 ay 15 gün hapis ve 680 YTL apc 1- Sanık ... hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelik sanık müdafiinin temyizinde: Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nın 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, fiilin tek olup bir suçtan ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmüne yönelen sanıklar müdafilerinin temyizlerinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiği 14.10.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 3- Sanık ... hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.