Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/8712 E. 2012/8101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/8712
Karar No
2012/8101
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, eşe karşı kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Tekerrüre esas teşkil eder nitelikte sabıkası bulunan sanık hakkında “eşe karşı kasten yaralama “suçu açısından TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanığın “eşe karşı kasten yaralama” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanığın 12.05.2000 ve 13.01.2003 tarihlerinde işlediği ” memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1-Sanığın gayri resmi birlikte yaşadığı ...' den olma ......' i 13.01.2003 tarihinde resmi nikahlı eşi ... ile olan müşterek evliliklerinden olma çocuklarıymış gibi nüfusa kayıt ettirdiğinin iddia ve kabul olunması, 13.01.2003 tarihli mernis doğum formunda “bildirimde bulunan” bölümünde müşteki ...'in kimlik bilgilerinin ve imzasının olması, sanığın bu form üzerinde isim ve imzasının bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu kararda gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 02.07.2007 tarih ve 2007/709 esas sayılı iddianame ile sanığın gayri resmi birlikte yaşadığı ...' den olma çocukları Emrah ve ...'i 06.07.1998, ...'ı ise 13.01.2003 tarihinde resmi nikahlı eşi ... ile olan müşterek evliliklerinden olma çocuklarmış gibi nüfusa kayıt ettirdiğinin iddia olunarak sadece 06.07.1998 ve 13.01.2003 tarihlerinde işlediği “ memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesine aykırı olarak iddianame dışına çıkılmak suretiyle sanığın dava konusu yapılmayan ...den olma ..... isimli çocuğunu 12.05.2000 tarihinde resmi nikahlı eşi ... ile olan müşterek evliliklerinden olma çocuklarıymış gibi nüfusa kayıt ettirdiğinden bahisle ayrıca bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca kararın gerekçe bölümünde, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki cezanın 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu da gözetilerek temel cezaların tespitinden sonra olaya ilişkin tüm hükümlerin uygulanması suretiyle kişiselleştirilen cezaların ve birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, üst sınırına göre aleyhe olan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesine göre temel cezanın ne kadar verileceği de karar yerinde gösterilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinin lehe olduğunun kabulüyle temel cezanın 2 yıl 2 ay hapis olarak takdir ve tayin edilerek denetime olanak vermeyecek biçimde ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/8712, K. 2012/8101, T. 09.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-8712-e-2012-8101-k-55a5ee5e2943