Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16140 E. 2012/2102 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/16140
- Karar No
- 2012/2102
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- 5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 43, 62, 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri 2- 5237 sayılı Yasanın 158/1-d, 52, 51, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1200 YTL adli para cezası, güvenlik tedbiri
Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin 29.01.2004 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 1- Sanık ve müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelen temyizlerinde; Ceza süresi itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMUK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanığın sübutun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 1- Sanık ve müdafiinin, nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelik temyizlerinin incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiğinin belirlendiği 29.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki "nitelikli dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.